01 Eylül 2007 13:42 · uzaysevin
KİĞI KALESİ ALARM VERİYOR(haber kaynağı Ntv)
Bingöl’de bulunan tarihi Kiğı kalesi, bölgede devam eden baraj inşaatı yüzünden yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Baraj yapımında kaleden alınan taşların kullanıldığını savunan Kiğılılar, yetkililerin biran önce önlem alınmasını istedi
Yapımına 9 yıl önce başlanan Bingöl’deki Kiğı hidroelektrik santralı barajının inşaatında kullanılan kayaların, tarihi Kiğı Kalesi’nden alındığı öne sürüldü. almasını istiyor.İlçedekiler ayrıca inşaat sırasında Halid Bin Velid’in askerlerine ait olduğu ileri sürülen mezarlığın da tahrip olduğunu iddia etti.
Çalışmaların biran önce durdurulmasını isteyen Neşet Özçelik isimli vatandaş, “Barajı bahane ederek tarihi Kığı Kalesi’ni yok etmeye çalışıyorlar. Burada şehitlerimiz yatıyor. Her yıl ilçe halkı burada yatan şehit mezarlarını ziyaret ederek mevlidler okuyorlar. Bu kalenin yıkılmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz” dedi.
Hüseyin Durman ise, “Bu hazine avcılarının talanıdır. Baraj yetkilileri bize baraj yapımında kullanılmak üzere buradan taş alınacağını söylediler. Ancak, amacın taş almak olmadığı açıkça ortadadır. Baraj çalışmalarından çok kale çevresinde sürekli yollar yapılmaktadır. Bu da akıllara farklı soru işaretleri getiriyor. kale çevresinde onlarca yol yapılmış ve yapılmaya devam ediyor. Bu yollar yapılırken şehit mezarları tahrip edildi. Mezarlıklardaki kemikler dışarı çıkmış durumda” dedi.
KARAKOÇAN İL OLMA YOLUNDA

NİTELİKLİ nüfus yapısı, belediyenin olağanüstü çalışmaları ve vatandaşların duyarlılığı ile komşu ilçe Karakoçan il olmaya yolunda adım adım ilerliyor. Karakoçan'ın il olması için gerekli başvurularının yapıldığı bildirildi.
KUZEY İLÇELERİ
NE YAPAR?
Karakoçan'ın il olması durumunda kuzey ilçelerinin nasıl hareket edeceği merak konusu.
Bingöl'ün kuzey ilçeleri diye tabir edilen özelde Yayladere, sonrasında ise Kiğı ve Adaklı'nın Bingöl'den hizmet alamadığı ve bu yüzden de Karakoçan il olursa buraya bağlanabileceği konuşuluyor. Bilindiği gibi Yayladere halkı daha önce Elazığ'a bağlanmak istediğini dile getirmişti. Kiğı ve Adaklı'nın ise nasıl bir yol izleyeceği bilinmiyor. Karakoçan'ın coğrafi özellik bakımından Yayladere'ye çok yakın olduğu ve Bingöl'den alamadığı hizmeti buradan alabileceği belirtiliyor. Yayladerelilerin Karakoçan'ın il olması halinde hemen bağlanabileceği konuşuluyor. Kiğı'nın ise coğrafik yapısı nedeniyle çok da sıcak bakmadığı belirtiliyor. Adaklılar ise "bekleyip görelim" taktiği uyguluyor.
İL OLMA GAYRETİ
İl olmak için başvurusu yapılan Karakoçan'da özellikle son birkaç yılda yapılan çalışmalar göz kamaştırdığı belirtildi. Hizmetlerin insanlara, "Karakoçan il olmayı hak ediyor" dedirttiği kaydedildi. Belediyenin altyapı ve çevre düzenlemesi konusundaki başarıları ile Avrupa Birliği'nden hibe edilen kredilerle yapılan çalışmalar meyvesini verdiği ifade edildi.
KİĞI'NIN YOL SORUNU  |
Kiğı Belediye Başkanı Coşkun Güven, Bingöl – Kiğı arasında bulunan yolun bozuk olması nedeniyle Elazığ il sınırları içinden Bingöl’e geldiklerini ifade ederek, ilçe yolunun yapılmasını istedi. Bingöl–Kiğı yolunun 58 kilometre olduğunu hatırlatan Coşkun, “Bingöl – Hasbağlar – Kiğı yolu zaten Sancak’a kadar asfalt. Geriye 28 kilometrelik bir yol kalıyor. Bu 28 kilometrelik yol asfaltlanmadan 100 kilometre olan Bingöl – Karakoçan – Kiğı yolunun asfaltlanmasına bir anlam veremedim. Bu apaçık maksatlı yapılıyor. Yöre halkının Bingöl’e ulaşımı zorlaşsın, Karakoçan ve Elaziğ’dan ihtiyaçları giderilsin diye yapılıyor. İdareciler ve kurumlar da seyirci kalıyor.” dedi. Yolun ekonomik boyutuna da dikkat çeken Güven, şunları söyledi : “Yılda en az 3 trilyon lira Bingöl yerine Elazığ’da harcanıyor. ÇanyoluHasbağlarSancak arasında 15 kilometrelik bir mesafe 67 yıldan beri asfaltlanmadı. Bu izah edilecek bir durum değil.” |
01 Eylül 2007 13:41 · uzaysevin

Bingöl'ün en büyük yatırımı olan Kiğı Hidroelektrik Santralı (HES) baraj çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Hizmete girdikten sonra bir yılda 449 milyon kilowattsaat elektrik enerjisi üretecek olan Kiğı HES barajında, 15 ağustosta derivasyon tünellerinin bitirilerek gövde çalışmalarının başlayacağı bildirildi. İhalesi 1998 yılında yapılan ve Özaltın firması tarafından 1999 yılında çalışmaları başlatılan barajda, suyun derivasyon tünellerine aktarılmasından sonra gövde sıyırma çalışmalarının başlatılacağı belirtildi. Bin 300 kişinin çalıştığı HES barajı gövdesinin 170 metre yüksekliğinde olacağı ve 2005 yılında bitmesinin planlandığı bildirildi.
29 Ağustos 2007 08:36 · uzaysevin
Kiğı'da eğitim çok eskiye dayanmakta olup, kültür düzeyi yüksek bir ilçedir. Kiğı'da ilk olarak 1878 yılında Sübyan Mektebi açılmıştır ve 1886 yılında Mekteb-i Rüştiye adıyla İlkokula bağlı bir ortaokul olarak eğitime devam etmiş olup bir çok idareci, yazar ve ordu mensubu yetiştirmiştir. Birinci Dünya Savaşı sıralarında rüştiye mektebi ve ilkokul 1915 yılında kapanmıştır. Rus istilasına uğrayan Kiğı, harap bir hale gelmiştir. Mondros mütarekesinden sonra ilçeye dönen Kiğılılar, okul açılması için çabalara girmiş, resmi binalar da harap olduğundan bina bulmakta zorlanmış ama okumaya karşı olan ilgileri bu zorluğu kısa sürede aşmış ve 15 Aralık 1919'da bir evde okul olarak eğitime başlamışlardır.Okul, 14 Eylül 1920 yılında kız ve erkek olarak iki kısma ayrılmış ve resmi ilkokul olarak iki binada eğitime devam etmiştir. 1949 yılında da Bingöl Milletvekili ve Eski Milli Eğitim Bakanı Sayın Tahsin BANGUOĞLU' nün katkı ve çabalarıyla ortaokul yeniden açılmıştır.Bu yıllardan sonda Kiğı'da eğitim ve öğretim hızla gelişerek okulsuz köy ve mezra kalmamıştır. 1972 yılında Kiğı Lisesi Eğitime açılmış olup, bir çok öğrenci üniversiteye vermiştir. 1987 yılında sonra Adaklı, Yedisu, Yayladere beldeleri ayrılıp ilçe olunca okul sayışı 43' e düşmüştür. 1991 yılından sonra yörede baş gösteren terör olayları Kiğı'da eğitime de büyük darbe vurarak köy okullara kapanıp sadece ilçe merkezindeki okullar eğitim öğretime devam edebilmiştir. Köylerdeki öğrenciler ilçe merkezinde faaliyet gösteren Yatılı ilköğretim Bölge Okulu’na yerleştirilerek eğitimlerine devam ettirilmiştir. 2000 yılı başlarından itibaren köy okullarının onarımlarına başlanılmış ve bu onarımlar sonucunda Nacaklı,Nacaklı-İncesu,Sırmaçek ve Çanakçı Köy İlköğretim Okulları eğitim-öğretime açılmıştır.Kiğı merkezde 3 ilköğretim Okulu, 1 Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, 1 Çok Programlı Lise’de eğitim-öğretime devam edilmektedir. Okulların tümü standart bina olup, kaloriferle ısınmaktadır.(Köy okulları hariç) Lise ve YİBO’ya ait 24'ü Kaloriferli 12'si sobalı olmak üzere toplam 36 daireli lojmanlar bulunmaktadır.
.JPG)
.JPG)




14 Ağustos 2007 09:54 · uzaysevin

Mevcut bilgilere göre, İlçenin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Sırasıyla Hititler, Urartular ve Persler bölgede yerleşmişlerdir. Bölge daha sonra Mekadonya, Roma, Sasani ve Bizanslıların egemenlikleri altına girmiştir. Halit Bin Velit tarafından ilk defa İslam topraklarına kazandırılan Kiğı 1071 tarihinden sonra Selçuklu Türklerinin eline geçmiştir.İlçenin adını Bizanslılar zamanında bölge komutanının Kiğan ismindeki kızından veya Kiğa ismindeki Komutandan aldığı söylenmektedir.Erzincan tarihinde Kiğı, dağlar memleketi anlamına geldiği ifade edilmektedir.Hayat ansiklopedisinin altıncı cildinde ise Kiğı kelimesini Kayağa’ dan aramak icap ettiği ve Key’ in Prens manasına geldiği ve Kiğı’nın da bir Türk prensi namına izafe edildiği belirtilmektedir.eçmişte Erzurum-Harput (Elazığ) kervan yolu üzerinde bulunduğundan oldukça gelişme göstermiş ve belgelere göre yüzlerce yıl Sancaklık statüsü içerisinde çeşitli yerlere bağlı olarak varlığını sürdürmüştür.İlçe 1071 tarihinden sonra Selçuklular, Akkoyunlular ve Sefevi hakimiyeti altında kalmış, 1514 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran zaferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmış, değerli hizmetlerinden dolayı Bıyıklı Mehmet Paşa ya mükafat olarak verilmiştir. 1663 yılından itibaren Diyarbakır’a bağlı bir sancak iken 1926 da ilçe statüsünde Erzincan’a, Bingöl’ün il olmasıyla da 1936 da Bingöl’e bağlanarak günümüze kadar gelmiştir. Birinci dünya savaşı yıllarındaki Rus işgali 20 kasım 1916’da Ordu-Halk birliğiyle sona erdirilmiş, halkın daha sonraları gösterdiği olumlu davranışları Büyük Önder Atatürk’ün takdirlerine mazhar olmuştur. 20 Kasım günü İlçenin kurtuluş bayramı olarak her yıl kutlanmaktadır.
02 Ağustos 2007 14:24 · uzaysevin
Açıkgüney Aşağıserinyer Baklalı Bilice Dallıca Darköprü | Eskikavak Güneyağıl KutlucaNacaklı Sabırtaşı Tekbaş | Yazgünü Çiçektepe Çomak Ölmez İlbeyi Topraklı |
02 Ağustos 2007 14:06 · uzaysevin
Kiğılı ünlüler köşesi:(vefasızlar)
İŞ ADAMI :ABDULLAH KİĞILI
SANATÇI :ALİŞAN (SERKAN TEKTAŞ)
SANATÇI:AZİZ KOÇ
SANATÇI :GRUP AGREJİYAN
MÜZİSYEN: NAİL YUTSEVER
HABER SPİKERİ:SANEM TOLUAY
İŞ KADINI-SİYASETÇİ :DİDEM ENGİN
ŞAİR:METİN KAYGALAK
02 Ağustos 2007 10:54 · uzaysevin
02 Ağustos 2007 10:40 · uzaysevin
MEMLEKETİM KİĞI
Bingöl Çobanları
|
Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum. Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum. Bekçileri gibiyiz ebenced buraların, Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların Görmediği gün aynı pınardan doldurup testimizi Kırlara açılırız çıngıraklarımızla. Okuma yok,yazma yok, bilmeyiz eski yeni, Kuzular bize söyler yılların geçtiğini, Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek; Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek, Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı. Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda, Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam; Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda, "Suma"mın başka köye gelin gittiği akşam, Gün biter, sürü yatar ve sararsan bir ayla, Çoban hicranlarını basar bağrına yayla. Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al, Diye hıçkırır kaval: Bir çoban parçasısın, olmasan bile koyun, Daima eğeceksin başkalarına boyun; Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı, Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an, Mademki kara bahtın adını koydu çoban! Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden, Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden Anlattı uzun uzun. Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun Nadir duyabildiği taze bir heyecanla, Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla Bingöl yaylalarının mavi dumanlarına, Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına. |
Şair : Kemalettin Kamu |
01 Ocak 1970 02:00 · uzaysevin